
Ahbap Derneği adına toplanan bağışların bazı şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında gazeteci Ece Üner ve müzisyen Gökhan Özoğuz ve sunucu Öykü Serter tanık sıfatıyla ifade verdi.
İfadesine başvurulan Ece Üner ifadesinde şu ifadeleri kullandı:
Ece Üner de ifadesinde şunları söyledi:
“Haluk Levent adlı şahsı sanatçı kişiliğinin yanı sıra Ahbap Derneğinin yöneticisi olarak tanırım. Kendisiyle ilk defa ülkemizde yaşanan büyük deprem sonrası Oğuzhan Uğur tarafından düzenlenen Babala TV adlı Youtube kanalı yayınında gerçekleştirilen programda yüz yüze karşılaştık. O zamana kadar kendisiyle hiçbir şekilde yüz yüze veya telefonla görüşmüşlüğümüz yoktur. Sonraki süreçte de aynı şekilde görüşmedik. Bu husus gerekli görülmesi halinde arama kayıtlarından da anlaşılacaktır. Bana sormuş olduğunuz Ahbap Derneğine yönelik eleştirilere karşılık olarak söylediğim ifadelerin yer aldığı canlı yayındaki ifadelerde kastettiğim husus Ahbap Derneğinin lehine yapılmış açıklamalar değildir. Ben o dönemde AFAD da bizim Ahbap da bizim şeklinde paylaşımda da bulunmuştum. Bu açıklamadaki amacım ülke olarak içinde bulunduğumuz durumda birlik ve beraberlik mesajı vermekti.
Şahsen Ahbap Derneğine bir bağışta bulunmadım. Aynı şekilde gerekli görülmesi halinde banka hesap hareketlerim incelenebilir. Geldiğimiz noktada ben de diğer insanlar gibi yapılan bağışların kaynağının sorgulanması konusunda yine aynı şekilde sosyal medya hesabımdan sürecin şeffaflıkla yürütülmesi gerektiği yönünde paylaşımlarda bulundum. Yine basından öğrendiğimiz kadarıyla eğer Haluk Levent tarafından yardım paralarının bu şekilde kullanılması sebebiyle ben de kendimi kandırılmış hissediyorum. Haluk Levent’in toplanan yardım paralarını bu şekilde kullanacağını bilseydim en başından böyle bir açıklamada veya yayında bulunmazdım. İfademin başında da söylediğim gibi o dönemde Haluk Levent’e devlet büyükleri tarafından da çeşitli teşekkürlerde ve ödüllerde bulunulduğu için ben de o amaçla böyle bir açıklamada bulunmuştum. O dönemde böyle bir paylaşımda bulunduğum için pişmanım. Ahbapla ilgili kendimi kandırılmış hissediyorum. Haluk Levent’in ifadesinde de gördüğümüz kadarıyla yaptığı savunmanın hiçbir geçerliliği bulunmamaktadır. Nitekim bu savunmasının ve yaptıklarının kamu vicdanına sığmadığını düşünüyorum. Bu yönde görüşlerimi belirten altı gün önce de bir tweet atmıştım. Orada da belirttiğim şekilde Haluk Levent’in eylemlerini lanetliyorum.”
Tanık olarak dinlenen müzisyen ve şarkıcı Gökhan Özoğuz da ifadesinde şu sözleri dile getirdi:
Özoğuz ifadesinin devamında şunları söyledi:
“O dönem kullanımımda olan twitter (X) hesabımdan 12.02.2023 tarihinde yapmış olduğum paylaşımda Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur’u etiketleyerek o dönem sahte hesaplar üzerinden yardımların ulaştırılmadığı satıldığı veya benzeri şekilde amaç dışı kullanıldığına yönelik yanlış yorumlar ve paylaşımlar dolayısıyla yazmıştım. Yine 16.02.2023 tarihinde yapmış olduğum paylaşımda göçük altındaki kişiler arasında henüz canlı kişilerin olabileceğini bu sebeple genel yıkımın başlamaması gerektiğini belirttim. Aynı paylaşımın altına Ahbap, Afad, Kızılay ve deprem hashtag ile paylaşımda bulundum. Paylaşımda da görüleceği üzerine sadece Ahbap’a yönelik bir paylaşım olmamakla deprem nedeni ile yardımda bulunulan tüm dernek ve kurumları etiketledim. Yardım dışında bir niyet içerisinde olsaydım Afad ve Kızılay gibi kurumları hiç belirtmezdim. Youtube isimli sosyal medya platformunda yapılan paylaşımda “korkunç şeyler yaşandı ve yaşanıyor gerçekten de hayatımda ülkeyi bu kadar sahipsiz hissediyorum” şeklinde bir söylemim oldu ancak bunu kesinlikle Türkiye Cumhuriyeti ve herhangi bir kamu kurumu için belirtmedim.
Göçük altında olan ve çıkarılmayı bekleyen insanların olduğunu görünce ve bir kısmının seslerini duyunca konuşmaların ve seslerin etkisinde kalarak göçük altındaki kişiler ve onları dışarıda bekleyen yakınlarının çaresizliğini anlatmak istedim. Bunun dışında bir niyetim ve söylemim olmadı. Söylemiş olduğunuz videoyu tam hatırlamıyorum ancak aşağıda linkler var oralardan bağış yapabilirsiniz şeklinde söylemim oldu mu hatırlamıyorum. Nitekim nasıl yardımcı olacağımı sorduğumda video çekebileceğimizi söylemişti. Ben de bundan dolayı videoyu çekmiştim. Çok eskiden 1990’ların sonlarında 2000’lerin başlarında günde 4 tane üniversite konserlerine gittiğini duyuyordum ve yine buradan gelirleri de kumar ve bahis borçlarına karşılık kullandığını duymuştum ama buna birebir şahit değilim. Ancak eskiden beri yapılacak olan yardımlar konusunda Haluk Levent ve derneğine yardımda bulunulmaması yönünde iradem olmuştur ve yakın çevremi de bu konuda yönlendirmişimdir. Nitekim aşağıda linkler var dediğimde muhtemelen AFAD, AKUT ve Kızılay kurumlarının da linkleri mevcuttur. Nitekim o dönem yine yanlış hatırlamıyorsam bazı bakanların yapılan programa katıldığını hatırlıyorum. Bu da ayrıca güven duyulmasına neden olmuştur.
Haluk Levent gerek sosyal medyada da gerek televizyon da gerekse de kamu kurumlarında bir çok faaliyette bulundu ve yine bir çok kesim tarafından bu faaliyetleri desteklendi ve takdir gördü. Bundan dolayı da o dönem Ahbap Derneği’ne güven duymuştum ancak bahse konu soruşturmadan ve kısmen içeriğinden haberdar olduktan sonra gerek şahsım gerekse benim gibi düşünen insanların yanıldığını gördük, hayal kırıklığına uğradım. Buna ilişkin olarak ” ah Ahbap vah Ahbap hep böyle mi olacak bu işler ” şeklinde bir kınama tweti paylaştım. Afad, Kızılay veya Akut gibi kurumlara herhangi bir güvensizliğim söz konusu olmamıştır. Benim tek amacım insanlara faydalı olabilmek ve yardımcı olabilmektir. Ben vatanıma, milletime devletime aşk ile bağlıyım. Aksi düşünülemez. Yegane amacım bu bağlılıkla yardım etmektir. Benim iyi niyetimi kötüye kullanarak ve yapılan yardımları da kötü iş ve işlemlerde kullanılmasına sebebiyet vermiş isem benim için büyük bir hayal kırıklığı olmuştur. Söyleyeceklerim bundan ibarettir.”
Sunucu Serter ifadesinde şunları söyledi:
“Ben 1999 yılında meydana gelen Adapazarı depreminde muhabir olarak sahada aktif olarak çalıştım. O dönem yaşanan sürece yakınen tanık oldum. Bundan kaynaklı doğal afetlerle ilgili konularda kişisel hassasiyetim bulunmaktadır. Daha doğrusu o dönem bizzat mesleğim itibariyle şahit olduğum insan manzaraları bende travma yarattı. Ben bizzat o dönem toprağın altından ceset parçaları dahi çıkarttım. İnsanların birbirlerine yetişememesine tanık oldum. Bu husus beni derinden yaralamıştı. Meslek hayatım boyunca da bu tür doğal afetlerle ilgili konularda duyarlı oldum. En son ülkemizde meydana gelen 6 Şubat depremlerinde ülkece çok büyük yıkımlar yaşadık. 50.000’e yakın insanımız vefat etti. Bu konuda çok hassas olduğum için istem dışı öfkelendim. Bana göstermiş olduğunuz tweetlerimi o öfke halinde attım. Ben o dönem tweetleri atarken devletin yardım kuruluşlarının yetersiz kaldıklarını düşünerek değil ortak acıyı paylaşmak için duygularımı dile getirdim. Herhangi bir şekilde insanları AHBAP’a veya herhangi bir özel yardım kuruluşuna yönlendirmedim, sevk etmedim. Haluk Levent isimli şahsı şahsen tanımam. Prensip olarak da yardımlarımı bizzat yardım sahibi insanlara ulaştırmayı tercih ederim.
Haluk Levent ile ilgili çok eskiden hakkında dolandırıcılık haberi çıktığını biliyorum. Şahsen de bu tarz yardım faaliyeti yapan topluluklara itibar etmem. Haluk Levent ile herhangi bir kişisel ilişkim hayatımın hiçbir döneminde olmadı. Kendisi ile herhangi bir ticari ilişkim veyahut para alışverişi olmadı. Aynı şekilde AHBAP isimli dernekle de bu tür bir ilişkim olmadı. Ben AHBAP derneği aracılığıyla bir yardım faaliyetinde bulunmadım. AHBAP derneğine para yatırmadım. İnsanları AHBAP derneğine yönlendirecek hiçbir söylemde bulunmadım.
Son dönemde kamuoyu gündemini meşgul eden AHBAP soruşturması ile ilgili bir vatandaş olarak bir medya mensubu olarak tabi ki konuyu takip ediyorum. İnsanların duygularının sömürülerek bu tür menfaat sağlayıcı faaliyetleri kabul etmem mümkün değildir. Nasıl ki yardıma geç gidilmesini, insanlara yetişilememesine tepki gösteriyorsam bu tür insanların zor durumlarından faydalanarak insanların duygularını suistimal ederek yapılan bu tür eylemlerin de her zaman karşısındayım. Başkaca eklemek istediğim bir husus yoktur.”
