Uçan Süpürge Vakfı tarafından düzenlenen 29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, bu yıl “Çiçek mi dediniz?” temasıyla, 9 Haziran 2026’da Kült Kavaklıdere Sineması’nda gerçekleştirilen bir törenle sona erdi. Festivalin yarışmalı bölümünde yer alan ve Her Biri Ayrı Renk adını taşıyan bölümü, Uluslararası Film Eleştirmenleri Federasyonu (FIPRESCI) Ödülü’nü Anna Fitch ve Banker White’ın imzasını taşıyan “Yo (Aşk Asi Bir Kuştur)” filmi kazandı. İzleyici oylaması sonucu en çok beğenilen film ise Lucia Murat’ın “Yaşadığını Görmek Ne Güzel” oldu.
Kapanış gecesinde, “Persepolis”in yaratıcısı Marjane Satrapi anısına özel bir video gösterimi yapıldı. FIPRESCI Ödülü’nün sahibi olan “Yo, Aşk Asi Bir Kuştur” filmi, ödülün yönetmenlerine daha sonra iletileceği açıklandı. Mısır’dan Omnia Adel, Fransa’dan Nadia Meflah ve Türkiye’den Ece Vitrinel’in yer aldığı FIPRESCI Jürisi, ödül gerekçesini şöyle dile getirdi: “Film, samimi bir belgesel ile sinematik bir anlatı arasında gidip gelerek, Yo’nun son anlarını Anna’nın anılarıyla harmanlayarak sunuyor. Kendi özgürlüğünün peşinde koşan bir kadının sesi, geçmişle bugünü birleştirerek yaratım sürecini yasın dönüştüğü ve aşkın devam ettiği bir buluşma noktasına dönüştürüyor.”
Festivalde bu yıl, savaş, zorunlu göç ve yeniden hayat kurma temaları üzerine Suriye’den gelen hikâyelere özel bir bölüm ayrıldı. Kapanış programında, uzun bir yolculuktan sonra katılan özel Suriyeli konuklar büyük ilgi gördü. Avrupa Birliği Suriye Delegasyonu’nun finansmanı ve Uçan Süpürge Vakfı’nın yürütücülüğünde gerçekleştirilen WeART Syria Projesi kapsamında “A Voice Without an Echo” ve “The Permission to Film” adlı iki kısa film gösterildi. Bu filmler, kadınların sesini duyurma ve kendi hikâyelerini anlatma mücadelesini konu alıyor.
Festivalin bu yılki en ilgi çekici etkinliklerinden biri, ünlü yönetmenler Lucia Murat ve Yeşim Ustaoğlu’nun düzenlediği ustalık sınıflarıydı. Lucia Murat, “Kamerayla Direnmek: Lucia Murat’ın Hafıza ve Sinema Masterclass’ı” etkinliğinde, kişisel hafızasından yola çıkarak ülkesinin politik tarihine ve feminizme uzanan yaratıcı yolculuğunu paylaştı. Yeşim Ustaoğlu ise, sinemaseverlerle yaptığı söyleşide, filmlerinde kadınların görünmeyen hikâyelerine yer vermeye özen gösterdiğini, savaş, göç, sınırlar ve eğitim hakkı gibi temaların eserlerinde önemli bir yer tuttuğunu vurguladı.