Kıyı bölgelerinde karşılaşılan çevresel sorunlar, Miami Üniversitesi’nden bilim insanları tarafından yenilikçi bir yaklaşım ile ele alınıyor. Araştırmacılar, aşırı alg (deniz yosunu) artışından kaynaklanan çevre kirliliğini, inşaat sektöründe karbon ayak izini azaltacak etkili bir araç haline dönüştürüyor. ECOnews’in bildirdiğine göre, bilim insanları, çimentonun bir kısmını alglerden elde edilen karbon zengini biyoçar ile değiştirmeyi planlıyor. Bu sayede, betonun sertleşme sürecinde karbondioksitin hapsolması hedefleniyor.
Çimento üretimi, yüksek sıcaklık gereksinimi ve kireçtaşının kimyasal dönüşümü nedeniyle atmosfere büyük miktarda karbondioksit salınımına neden olan global karbon emisyonlarının en önemli kaynaklarından biri olarak kabul ediliyor. Araştırma ekibi, bu zorluğu aşmak için Güney Florida’nın kıyılarında biriken algleri toplayarak, düşük oksijen ortamında işleyip gözenekli bir yapıya sahip biyoçara dönüştürüyor.
Geleneksel yöntemlerde biyoçar, betonun dayanıklılığını olumsuz etkilediği için çimentonun yalnızca %10’una kadar ikame edilebiliyordu. Ancak, Miami Üniversitesi’nin araştırmacıları biyoçar yüzeyini kimyasal işlemlerle (fonksiyonelleştirme) geliştirerek bu oranı %20 ile %30’a çıkarmayı amaçlıyor. Bu yenilikçi yöntemle biyoçar, beton içinde bir “iç karbon rezervuarı” görevi görerek karbondioksiti kalıcı olarak kalsiyum karbonat formunda hapsedebiliyor.
Araştırmacılar ayrıca, “karbon sertleşmesi” olarak adlandırılan bir yöntemi de deniyor. Bu teknikle, taze beton karışımına doğrudan karbondioksit enjekte edilerek gazın minerale dönüşmesi hızlandırılıyor. Yapılan deneylerde, betonun dayanıklılığı korunurken karbondioksit yakalama verimliliğinin %45 seviyelerine ulaştığı tespit edildi. Bu yenilikler, hem çevre kirliliği ile mücadele hem de sürdürülebilir inşaat uygulamaları açısından büyük bir adım teşkil ediyor.
